Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaş, Avrupa’nın enerji tedarikindeki düzeni yeniden sorgulamasına neden olmaktadır. Bu zamana kadar Rusya'dan AB'ye büyük miktarlarda gaz, petrol ve kömür ihraç edilmiş olup, bahse konu bağımlılığın sona erdirilmesi hususunda Avrupa’nın kararlı olduğu görülmektedir. Rusya’dan gazın %40'ı, petrolün %25'i ve kömürün %46'sı ithal edilmekte olup, ithalat miktarları her AB ülkesine göre farklılık göstermektedir. Bu sebepten dolayı, Ukrayna’daki savaşın Avrupa için bir dönüm noktası olduğu ifade edilmektedir.
Özellikle Almanya, başta doğalgaz olmak üzere diğer Avrupa ülkelerine kıyasla Rusya’ya enerji ithalatı konusunda daha bağımlıdır. Almanya'nın doğal gaz ithalatının %55'i, taş kömürü ihtiyacının %50'si ve petrol ihtiyacının da %30'u Rusya'dan karşılanmaktadır. Ülkede yasal düzenlemeler petrole yönelik 90 günlük ihtiyacı karşılayacak stratejik bir depolamayı öngörürken, böyle bir limit doğal gaz ve kömürde bulunmamaktadır. Bu çerçevede, enerji tedarikine yönelik güvenliğin sağlanması açısından tüm alternatifler Alman hükümeti tarafından değerlendirilmektedir. Gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında, bitmek üzere olan kış dönemi için gaz tedarikinde sıkıntı beklenmediği belirtilmektedir. Ancak ileriki dönemlerde kış aylarında oluşabilecek tedarik sorunlarına karşın, an itibarıyla önlemlerin alınmasının şart olduğu vurgulanmaktadır. Bu kapsamda Federal Alman Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı, gaz depolama tesislerinde minimum dolum seviyelerinin sağlanmasını teminen kapsamlı önlemlerin alınmasını planlamaktadır. Buna göre, her sene 1 Ekim'de doğal gaz depolarının doluluk oranının %80, 1 Aralık'ta da %90 olması hedeflenmektedir. Doluluk oranının 1 Şubat itibarı ile de en az %40 olması öngörülmektedir. Bu minvalde Bakan Habeck, gaz depolarının doluluk oranına dair yasal düzenlemenin 1 Mayıs 2022 tarihinde yürürlüğe gireceği yönünde açıklamalar yapmıştır.
Bunun yanı sıra, Almanya uzun zaman önce kömüre veda kararı almış olmasına rağmen, mevcut durumdan ötürü hem kömür hem de nükleer santrallerin kapatılmasına yönelik kararların yeniden gözden geçirilmesi talep edilmektedir. Bakan Habeck’in açıklamalarına göre, santrallerin kapatılmasına yönelik hazırlıklarda büyük ilerlemeler sağlanmış olmakla birlikte, santrallerin kullanım sürelerinin uzatılması güvenlik nedeniyle imkansız olmaktadır. Bunun neticesinde, sene sonunda kapatılması hedeflenen nükleer santrallere ilişkin devam kararı alınması halinde, santraller en erken 2023/2024 kış döneminde çalışmaya hazır olabilecektir.
Öte yandan, Rusya’dan temin edilen doğal gazın Arap ülkelerinden temin edilmesinin ne derece mümkün olduğu da değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra, ABD'den de sıvı doğal gaz ithali gözden geçirilmektedir. Bu minvalde, ABD'den sağlanacak sıvı doğal gazın gemilerle Kuzey Denizi kıyısında bulunan Brunsbüttel ile Wilhelmshaven'a getirilmesi, orada iki gaz terminali kurulması ve bunların daha sonra hidrojen enerjisi üretiminde kullanılması planlanmaktadır. Ancak anılan sistemin kurulması için gerekli izin sürecinin iki ila beş yıla kadar sürebileceği tahmin edilmektedir.
