Volkswagen CEO'su Herbert Diess, Ukrayna'daki gelişmeler ile ilgili endişelerini dile getirdi. Volkswagen'ın prensip olarak Rusya'yı müzakere masasına getirmek için tüm siyasi yaptırımları desteklediğini söyledi. Bu nihayetinde, Rusya'dan çekilmek anlamına geliyorsa, bu adım da gerekli olabilir dedi. Mevcut üretimin durmasına ve Rusya'ya ihractın askıya alınmasına rağmen Volkswagen'in geleceğe güvenle baktığına vurgu yapılmıştır. Diess'e göre şirket dayanıklılığını artırdı ve bu krizin de üstesinden gelecek. Bunun ile birlikte, Volkswagen'in Ukrayna'dan teslimatlara büyük ölçüde bağımlı olduğu kablolama sistemlerinin tedariki üç ila dört hafta içinde rahatlamazsa Volkswagen'in mevcut yıl için görünümünü revize etmesi gerekeceğini de ekledi. Bahse konu grup 2022 yılı için %8 ila %13 arasında bir büyüme bekliyor.
Haberde devamla, Volkwagen firmasının Rusya'da iki yerde üretimi olduğu ve yaşanan son gelişmeler nedeni ile her iki fabrikanın da durma noktasına geldiği belirtilmektedir. Diğer taraftan, kablolama sistemlerinin teslimatında yaşanan sıkıntılar yüzünden Wolfburg'daki ana üretim merkezi dahil olmak üzere Almanya'daki üretim tesislerinin de durma noktasına geldiği ifade edilmektedir. Yaşanan bu sorunlar nedeni ile Volkswagen geçici olarak ABD ve Çin'deki üretimlerini öncelemiş olduğunu belirtmektedir.
Ayrıca, VW Grubunun 2021'de daha fazla araç satabileceği, ancak yarı iletken sıkıntısı nedeniyle yüksek talebi karşılayamadığı; satışlarda yüzde altılık bir düşüşe rağmen daha yüksek fiyatlar ile satışların 250 milyar avroya ulaştığı belirtilmektedir. Daha düşük sabit maliyetler ve karlı modellere odaklanma sayesinde faaliyet karının ikiye katlanarak 19,3 milyar Avro’ya ulaştığı ifade edilmektedir.
Diğer bir önemli gelişme ise, Volkswagen’in Avrupa’da elektrikli otomobil atağının artık meyvesini verdiğini duyurması olmuştur. Bu konuda önemli bir kazanç faktörünün Amerika kıtasındaki yeniden yapılanmanın başarısı olduğu vurgulanmaktadır. Kuzey Amerika'da - yani ABD, Kanada ve Meksika'da - ana Volkswagen markasının birkaç yıl aradan sonra kârlılığa geri döndüğü ve Çin’de de %16’lık pazar payı ile güçlü konumlarını sürdürdükleri belirtilmektedir.
(Kaynak:www.tagesschau.com)
