Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü

...

Dünya Devi TSMC Almanya'ya Mikroçip Yatırımı Yapıyor

Tayvanlı yarı iletken üreticisi TSMC, 8 Ağustos Salı günü yaptığı açıklamada 10 milyar Avro'luk sübvansiyon karşılığında Almanya'ya 5 milyar Avro'nun üzerinde yatırım yapacağını açıklarken, Almanya Ekonomi Bakanı Robert Habeck, bu yatırımı Almanya'nın rekabet gücünün bir kanıtı olarak nitelendirdi.

Dünyanın en büyük çip üreticisi TSMC, mikroçip fabrikasını her biri tesisin %10'unu elinde bulunduracak olan Avrupalı Bosch, Infineon ve NXP şirketleri ile birlikte inşa edecek ve işletecek. Duyuruya göre, fabrikada yaklaşık 2.000 iş yaratılacak. İnşaatın 2024 yılının ikinci yarısında, üretimin ise 2027 yılında başlaması bekleniyor. Tesis, özellikle Almanya'nın otomobil endüstrisi için çip üretecek. 

Mikroçiplerdeki tedarik darboğazı 2021 yılında küresel otomobil üretimini %26 oranında düşürmüştü. Alman otomotiv sektörü de bu darboğazdan sert bir şekilde etkilenmişti.

Yarı iletkenlerin dijital ve yeşil geçiş için kilit bileşenler olarak kabul edilmesi ve temel parçalara erişimin güvence altına alınması için Avrupa Birliği (AB) bu ürünleri bir öncelik olarak ilan etti ve yerli çip üretiminin artırılmasını hedefliyor. Bu kapsamda, AB sektördeki küresel payını 2030 yılına kadar %9’dan %20'ye çıkarmaya çalışıyor.

Geçtiğimiz Haziran ayında Intel, Magdeburg'da son teknoloji ürünü bir çip fabrikasının inşasını duyurmuş ve 30 milyar Avro sübvansiyon karşılığında 10 milyar Avro’luk bir yatırım yaptığını açıklamıştı. Benzer şekilde, ABD'li çip üreticisi Wolfspeed, Almanya'ya 2,5 milyar Avro’luk bir yatırım yaptığını açıkladı ve Infineon şirketi, Mayıs ayında 5 milyar Avro’luk tesisini inşa etmeye başladı. Söz konusu şirketlerin hepsinin Almanya'ya yatırım yapmak için kapsamlı devlet yardımı aldığı biliniyor.

Almanya gelecekte daha fazla mikroçip şirketini çekmek istiyor. Ekonomi Bakanı Habeck, bu tür büyük ölçekli yatırımların çerçeve koşullarının daha da iyileştirilmesi, onay prosedürlerinin hızlandırılması ve bürokrasinin azaltılması için çalıştıklarını ve bunun için her düzeyde kararlılık gerektiğini ifade etti.

Bununla birlikte, eleştirmenler sübvansiyonların yaygın kullanımının tek pazarı baltalayabileceğinden ve en fazla mali güce sahip AB ülkelerine fayda sağlayacağından endişe ederken; kapsamlı devlet yardımının savunucuları, yüksek enerji fiyatları nedeniyle Avrupa'nın onsuz uluslararası alanda rekabetçi olamayacağını savunuyor.