İspanya’da COVID- 19'un etkisinden en çok zarar gören sektörlerden biri şüphesiz turizm olmuştur. Dünya Turizm Örgütü UNWTO, uluslararası seyahatlerin 2020 yılında % 70 ile % 75 oranında azaldığını değerlendirmektedir. Bu durumda, yaklaşık 1 milyar kişi daha az seyahat etmiş olup uluslararası turizm geliri 1,1 trilyon ABD Doları kayıpla turizm sektörü 30 yıl önceki seviyelerine dönmüş olacaktır. Pandemi nedeniyle turizmdeki bu büyük düşüş, dünya GSYİH'sinde 2 Trilyon ABD Doları tutarında bir ekonomik kayba yol açabilecektir.[1]
İspanya, sektörde dünyanın en önde gelen ülkelerinden biridir (2019 yılında turist sayısında Fransa'dan sonra ikinci sırada., turizm gelirinde ABD’den sonra ikinci sırada yer almıştır). İspanya Ulusal İstatistik Enstitüsü INE'ye göre 2019 yılı turizm sektörü, GSYİH' nın % 12.4'ünü ve toplam iştihdamın % 12.9'unu oluşturan toplam 154,48 Milyar Avro gelir getiren bir sektör olmuştur. Öte yandan 2019'daki 79,2 milyon turist sayısına kıyasla 2020'nin ilk 11 ayında pandemi nedeniyle İspanya'yı yalnızca 18,3 Milyon turist ziyaret etmiştir.
Dünya Turizm Kriz Komitesi'nin 18 Ocak'ta Madrid'de yaptığı toplantı çerçevesinde, Turizmden Sorumlu Devlet Sekreteri Fernando Valdés, sektörde koordineli bir şekilde ilerlemenin sağlanması çağrısında bulunmuş ve dünyanın farklı bölgelerinde aşılama kampanyası devam ederken, mümkün olduğunca tutarlı ve güvenli bir şekilde seyahatleri yeniden başlatmanın önemine değinmiştir. Bu anlamda uyumlu hale getirilmiş bir aşı belgesi oluşturma fikrini seyahat edebilmek için bir gereklilik olmasından çok, uygun şekilde aşılandığını ispatlayanların hareket özgürlüğünü kolaylaştıracak bir belge olarak savunmuştur. Ayrıca Valdés ikamet ettikleri yerden bağımsız olarak tüm dünya vatandaşlarının aşılanmasını garanti eden uluslararası girişimleri teşvik etmek gerektiğini de vurgulamıştır.
Ancak bu önlemin uygulanması başlangıçta beklenenden daha karmaşık olabilecektir. Bu nedenle, Avrupa Birliği nezdindeki ilk toplantılarda birbiriyle çelişen fikirler ortaya çıkmıştır: bir yandan Danimarka, Yunanistan ve İspanya gibi ülkeler bu önlemi turizmi arttırmanın temel bir yolu olarak desteklerken, diğer yandan Fransa ve Almanya gibi ülkeler aşı karnesi uygulamasının aşı yaptırmak istemeyen veya tıbbi nedenlerle aşıyı yaptıramayan insanların hak ve özgürlüklerini sınırlayacağından korkarak karnenin ayrımcı olabileceğini savunmaktadır.
[1] https://www.unwto.org/news/tourism-back-to-1990-levels-as-arrivals-fall-by-more-than-70)
