ArcelorMittal, Devlet Teşvikine Rağmen Yeşil Dönüşüm Projelerini Askıya Aldı
Almanya’nın çelik sanayisinde iklim nötr üretime geçiş hedefleri, ArcelorMittal’in aldığı yeni kararla önemli bir belirsizlik sürecine girmiştir. Şirket tarafından yapılan açıklamada, Bremen ve Eisenhüttenstadt’taki fabrikalarda planlanan çevre dostu dönüşüm projelerinin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle durdurulduğu belirtilmektedir. Açıklamada, Almanya federal hükümeti tarafından vaat edilen 1,3 milyar avroluk kamu desteğine rağmen dönüşümün ekonomik açıdan sürdürülebilir bulunmadığı ifade edilmektedir.
Söz konusu teşvik, geçtiğimiz yıl Mayıs ayında dönemin Ekonomi Bakanı Robert Habeck (Yeşiller) tarafından sembolik bir çek takdimiyle kamuoyuna duyurulmuştu. Teşvik kapsamında Bremen’de bir doğrudan indirgeme tesisi ve bir elektrik ark ocağı, Eisenhüttenstadt’ta ise iki elektrik ark ocağı inşa edilmesi planlanmaktaydı. İnşaat başlangıcı için Haziran 2025 tarihi öngörülmekteydi. Ancak gelinen noktada, bu planların askıya alındığı şirketin Avrupa Başkanı Geert Van Poelvoorde tarafından teyit edilmiştir. Van Poelvoorde, “Mali destek sağlansa bile dönüşüm ekonomik olarak yeterince kârlı değil” şeklinde açıklamada bulunmuştur.
Federal hükümet kanadında, ArcelorMittal’in aldığı kararın büyük bir kırılma olarak algılanmaması yönünde bir tutum sergilenmektedir. Ekonomi Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, gelişmeden üzüntü duyulduğu ifade edilmekte; ancak diğer büyük çelik üreticilerinin karbonsuzlaşma planlarına bağlı kaldıkları vurgulanmaktadır. Bakanlık sözcüsü, “Rekabetçi bir çelik sanayisi, Almanya’nın çıkarınadır” ifadesini kullanarak, ArcelorMittal’in kararının münferit bir vaka olarak değerlendirildiğini belirtmiştir.
Ayrıca teşvik kapsamında ayrılan fonların henüz kullanılmadığı, dolayısıyla diğer üreticilere yönelik desteklerin sürdürülebileceği kaydedilmektedir. Şirketin, çalışanlarına karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiği de Bakanlık tarafından dile getirilmektedir.
ArcelorMittal’in bu kararı, yerel düzeyde de ciddi tepkilere neden olmuştur. Bremen ve Eisenhüttenstadt’taki toplam yaklaşık 5700 çalışan açısından büyük bir belirsizlik ortamı oluştuğu bildirilmektedir. Bremen Belediye Başkanı Andreas Bovenschulte (SPD), şirketin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirterek, “Çelik patronlarını sorumluluktan muaf tutmayacağız” ifadesini kullanmıştır. Bovenschulte, şirketin çalışanlar ve tesisler için derhal bir gelecek perspektifi sunması gerektiğini vurgulamaktadır.
Brandenburg Ekonomi Bakanı Daniel Keller (SPD) de benzer bir değerlendirmede bulunarak, sanayi dönüşümünün hızının ve CO₂ fiyatlandırmasındaki artışın yeniden ele alınması gerektiğini ifade etmektedir.
Öte yandan, IG Metall sendikası da gelişmeler karşısında endişeli bir tavır sergilemektedir. Sendika, federal hükümetten bir “çelik zirvesi” düzenlenmesini talep etmektedir. IG Metall Bremen Başkanı Ute Buggeln tarafından yapılan açıklamada, “Bu, geleceğe veda anlamına geliyor” denilmekte ve yıllardır çalışanlara sadece yeşil çeliğin bir geleceği olduğu yönünde mesaj verildiği hatırlatılmaktadır.
ArcelorMittal’in dönüşüm projelerinden vazgeçmesi, Almanya’nın iklim nötr hedeflerine ulaşma konusunda ciddi bir sınama ile karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır. Sanayide doğrudan indirgeme gibi hidrojen temelli teknolojilerin uygulanabilirliği, enerji maliyetleri ve hammadde temini açısından yeniden sorgulanmaktadır. Şirket, kısa vadede dönüşüm projelerinden vazgeçse de, gelecekte ekonomik koşulların elverişli hale gelmesi durumunda elektrik ark ocaklarına geçiş yapacak şekilde hazırlıklarını sürdüreceğini belirtmektedir.
Sürecin nasıl devam edeceği konusunda gözler şimdi yeniden federal hükümete çevrilmiş durumdadır. SPD’nin güçlü bir devlet sanayi politikasını savunduğu, CDU’nun ise kamu desteklerine daha mesafeli yaklaştığı ifade edilmektedir. Bu bağlamda, hükümetin artan CO₂ fiyatları yoluyla mı yönlendirme yapacağı, yoksa kamu teşviklerini artırarak mı müdahalede bulunacağı merakla beklenmektedir.
Diğer çelik üreticilerinin de bu gelişmeleri yakından takip ettiği bildirilmektedir. Örneğin, Thyssenkrupp’un hâlâ inşası süren doğrudan indirgeme tesislerinde hidrojenin ne zaman devreye alınabileceği konusunda hükümetle görüşmelere başladığı aktarılmaktadır. Bu gelişmelerin, Almanya’nın sanayi dönüşüm sürecinin geleceği açısından belirleyici olabileceği değerlendirilmektedir.
