Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü

...

Fiyat düzenlemesinin sona ermesi, Ruandalı çiftçiler için yeni bir dönemi başlatıyor

Geçen yıldan bu yana, Hükümet tarımsal ürünlerin fiyatlarını belirlemeyi durdurdu — bu, artık fiyat müzakerelerini tamamen çiftçiler ve alıcıların inisiyatifine bırakan önemli bir politika değişikliğini temsil ediyor.

Yetkililer, bu adımın tarım piyasalarını liberalleştirme, rekabet gücünü artırma ve çiftçilerin piyasa talebine göre bağımsız iş kararları alabilmelerini sağlama çabalarının bir parçası olduğunu söylüyor. Ticaret ve Sanayi Bakanı Prudence Sebahizi, 7 Ekim’de The New Times gazetesine verdiği röportajda bu gelişmeyi doğruladı.

“Şu anda çiftçiler ve alıcılar bir araya gelip adil buldukları fiyatı müzakere ediyorlar,” dedi.

Daha önce hükümet, mısır, fasulye ve patates gibi temel ürünler için minimum fiyatlar belirleyerek çiftçilerin sömürülmesini önlemeyi ve istikrarlı gelir elde etmelerini sağlamayı amaçlıyordu.

Yeni yaklaşımla birlikte fiyatlar piyasa güçleri tarafından belirleniyor — yani ürünün değeri artık arz, talep ve kaliteye bağlı olarak değişiyor, sabit bir devlet tarifesine değil.

Sabit fiyatlara yönelik çiftçi şikayetleri

Bu politika değişikliği, hükümetin belirlediği fiyatların ürünlerinin gerçek değerini yansıtmadığını söyleyen çiftçilerin yıllardır süregelen şikayetlerinin ardından geldi.

Son zamanlarda yapılan bir parlamento oturumunda, Arazi, Tarım, Hayvancılık ve Çevre Komisyonu Başkanı Milletvekili Alice Muzana, eski sistemin geniş çapta memnuniyetsizlik yarattığını kabul etti.

“Hükümet fiyat belirlerken, birçok çiftçi belirlenen oranların ürünlerinin gerçek değerine uymadığını hissediyordu,” dedi Muzana.

Liberalizasyonun ani bir karar olmadığını, tarım sektörünü piyasa gerçeklerine daha duyarlı hale getirmeyi hedefleyen kademeli bir planın parçası olduğunu belirtti. Hükümetin ayrıca çiftçilerin yeni modele uyum sağlamasına yardımcı olacak mekanizmalar üzerinde çalıştığını da söyledi.

Bunlar arasında Doğu Afrika Borsası (EAX)’nin kullanımı ve modern depolama tesislerinin kurulması yer alıyor.

“Bozulabilir ürünleri güvenli bir şekilde saklayıp fiyatlar elverişli hale geldiğinde satabilmeleri için depolama merkezleri kurma planı var,” dedi Muzana. “Ayrıca, çiftçilerin hangi bölgede daha iyi fiyatlar bulabileceklerini bilmeleri için ilçeler arası fiyat bilgi sistemlerini güçlendirmeyi de hedefliyoruz.”

Çiftçiler değişimi memnuniyetle karşıladı

32.000’den fazla üyesi bulunan Imbaraga Çiftçi Örgütü’nün Hukuk Temsilcisi Jean Paul Munyakazi, liberalizasyon politikasının çiftçilere ürünleri ve gelirleri üzerinde daha fazla kontrol sağladığını söyleyerek kararı memnuniyetle karşıladı.

“Bu değişiklik çiftçilere büyük fayda sağladı çünkü artık ürünlerini serbestçe satabiliyorlar,” dedi.

Munyakazi, mısır için hâlâ referans niteliğinde bir taban fiyat bulunduğunu, ancak nihai fiyatların çiftçiler ve alıcılar arasındaki müzakerelerle belirlendiğini açıkladı. Bu esnekliğin, geçmişte üretimi caydıran katılıkları ortadan kaldırdığını belirtti.

“En büyük iyileşme, bölgeleme politikasının kaldırılması oldu. Artık çiftçiler ürünlerini istedikleri yerde satabiliyorlar. Daha önce bir eyaletten diğerine ürün taşımak yasaktı,” dedi Munyakazi.

Bu tür kısıtlamaların kaldırılması, Ruanda pazarlarını bölgesel ticarete açtı.

“Bugün Uganda’dan bir alıcı Ruanda’ya gelip mısır veya fasulye satın alabiliyor ya da biz doğrudan ihracat yapabiliyoruz. Çiftçiler artık istedikleri kişiye satış yapma özgürlüğüne sahip,” diye ekledi.

Ancak Munyakazi, finansmana erişimin hâlâ büyük bir engel olduğunu vurguladı.

“Satış zamanı geldiğinde, birçok çiftçinin zaten nakdi kalmamış oluyor. Bu da onları düşük fiyatlarla ürünlerini almak isteyen aracılara karşı savunmasız hale getiriyor,” dedi. “Eğer bir kredi garanti fonu olsaydı, çiftçiler borç alabilir ve fiyatlar yükseldiğinde satış yapmayı bekleyebilirdi.”

Kahve sektöründe liberalizasyon

Yeni piyasa yaklaşımı sadece gıda ürünleriyle sınırlı değil. Ruanda’nın en önemli ihracat kalemlerinden biri olan kahve sektörü de benzer reformlardan geçti.

Gakenke Bölgesi Ruli’deki Dukundekawa Kooperatifi Genel Müdürü Ernest Nshimiyimana, liberalizasyonun rekabeti ve kaliteyi artırdığını söyledi.

“Daha önce, her kahve yıkama istasyonuna belirli bir bölge tahsis edilir ve yalnızca o bölgedeki çiftçiler ürün teslim edebilirdi,” dedi Nshimiyimana.

“Şimdi, çiftlik kapısında fiyat belirleme (farm-gate pricing) ve bölgeleme sisteminin kaldırılmasıyla, fabrikalar kahve kirazlarını her yerden satın alabiliyor. Bu rekabet hem çiftçilere hem de fabrikalara daha iyi fiyatlar ve kaliteli kahve sağlıyor.”

Bu değişikliğin kooperatiflerin daha verimli tedarik yapmasına, piyasa eğilimlerine daha hızlı yanıt vermesine ve uluslararası alıcılarla daha güçlü ortaklıklar kurmasına olanak sağladığını da ekledi.

Sahadaki çiftçi deneyimleri

Kirehe Bölgesi Kigarama Sektörü’nden fasulye ve mısır çiftçisi Evariste Tugirinshuti, liberalizasyonun hem rahatlama hem de sorumluluk getirdiğini söyledi.

“Daha önce kooperatif üyesi olmayan veya EAX ile sözleşmesi bulunmayan çiftçiler ürünlerini satmakta çok zorlanıyordu. Hatta bazıları kaçakçılığa başvuruyordu,” dedi. “Şimdi alıcılarla doğrudan müzakere etmek bize özgürlük ve şeffaflık sağlıyor.”

Fiyatların daha rekabetçi hale geldiğini belirtti:“Şu anda mısırın kilosu 400 ila 500 Rwf, fasulyenin kilosu ise 800 ila 1.000 Rwf arasında değişiyor,” dedi.

Ekonomistlerden denge uyarısı

Bugesera Bölgesi’nden ekonomist Richard Karasira, hükümetin fiyat düzenlemesinden çekilmesinin hem avantajlar hem de riskler barındırdığını söyledi.

“Devlet politikaları üretim ve dağıtım düzenlemeleri yoluyla emtia fiyatlarını etkileyebilir. Güvenlik ve kalite için gerekli olsa da, bu tür önlemler genellikle üretim maliyetlerini artırır ve bu maliyetler tüketicilere yansır,” dedi.

Karasira, liberalleşmenin tüketiciler için genellikle düşük fiyat anlamına geldiğini, ancak çiftçileri piyasa dalgalanmalarına açık hale getirebileceğini açıkladı.

“Hükümetler üretim önlemlerini gevşettiğinde veya piyasaları serbestleştirdiğinde, rekabet nedeniyle fiyatlar düşebilir. Bu, tüketicilere fayda sağlar ama kredi erişimi ve depolama gibi koruma mekanizmaları yoksa çiftçilere zarar verebilir,” dedi.

Ruanda’nın tarım sektörü serbest fiyatlandırmanın yeni dönemine uyum sağlamaya çalışırken, uzmanlar bir sonraki zorluğun çiftçileri piyasa şoklarından koruyacak sistemler oluşturmak olduğunu söylüyor.

Şimdilik çiftçiler esnekliği memnuniyetle karşılıyor, ancak uzun vadeli başarıları, nasıl organize olabileceklerine, finansmana erişimlerine ve değişen piyasa sinyallerine nasıl yanıt verebileceklerine bağlı olacak.