Ruanda, Yeşil Değişim Penceresi'ni (GEW) (Green Echange Window) platformunu başlatmak için harekete geçmiştir. GEW, yalnızca yeşil, sosyal ve sürdürülebilirlikle bağlantılı finansal araçlara özgü özel bir platform olup platformun temel amaçları yeşil ürün ve hizmetlerin listelenmesi, ticareti ve tanıtımını kolaylaştırmak yer almaktadır. Ruanda Borsası, Kigali Uluslararası Finans Merkezi iş birliği ile Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki COP28'de açıklanan ülkenin sürdürülebilir finansmana yönelik daha kapsamlı yol haritasının bir parçası olarak bu projeyi hayata geçiriyor.
Son on yılda, küresel yatırımcılar portföylerini çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) ilkeleriyle giderek daha uyumlu hale getirmektedir. 2016 yılında kurulan Lüksemburg Yeşil Borsası (LGX) gibi platformlar, sürdürülebilir finans alanında şeffaflık, güvenilirlik ve hesap verebilirlik hususunda kayda değer ilerleme kaydetmiştir. GEW de birçok yönden bu platformunun benzeri olmayı amaçlamakatadır. GEW aracılığıyla, hükümetlerden şirketlere ve kalkınma bankalarına kadar ihraççıların yeşil ve sürdürülebilirlikle bağlantılı enstrümanları güvenle listeleyebileceği ve yatırımcıların fonlarını, olumlu etki yaratan projelere yönlendirebileceği güvenilir ve şeffaf bir ortam yaratmak hedeflenmiştir.
Yeşil bir tahvil, bir kamu hizmeti şirketinin temiz enerjiye yatırım yapmasını sağladığında, daha fazla hanenin uygun fiyatlı enerjiye erişebileceği anlamına gelmekte olup sürdürülebilirlik bağlantılı bir tahvil bir tarım projesini desteklediğinde, çiftçiler için daha dayanıklı geçim kaynakları ve en önemlisi gıda güvenliğine sahip bir ülke anlamına gelmektedir. Sosyal tahviller sağlık veya eğitime fon sağladığında, aileler ve toplumlar için daha iyi yaşamlar anlamına gelir.
Son birkaç yılda, Ruanda Kalkınma Bankası gibi kurumlar da dahil olmak üzere, yeşil ve sürdürülebilirlik bağlantılı tahviller aracılığıyla 70 milyar RWF'den fazla para toplanmıştır. Bu araçlar, yatırımcı iştahını ve bölgemizde iyi yapılandırılmış sürdürülebilir ürünlere yönelik potansiyeli şimdiden kanıtlamıştır.
Afrika'nın altyapı açığının tek başına yıllık yüz milyarlarca dolar olduğu tahmin ediliyor. Hükümetler bu açığı tek başlarına kapatamayacağı için kalkınma ortakları da tüm açığı finanse edemeyecektir. Özel sermayenin harekete geçirilmesi gerekmektedir. Bunun için de güven uyandıran araçlara ve platformlara ihtiyaç vardır. GEW tam da bunu hedeflemektedir.
