Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü

...

2030 Yılına Kadar Yaklaşık 1.000 Terk Edilmiş Madenin Rehabilite Edilmesi Planlanıyor

Hükümet, 2025–2035 dönemini kapsayan yeni bir iklim eylem planına göre, 2030 yılına kadar 994 terk edilmiş maden ve taş ocağı sahasını çeşitli paydaşlarla iş birliği içinde rehabilite etmeyi planlıyor.

Ruanda, COP30 sırasında BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne (UNFCCC) üçüncü nesil Ulusal Katkı Beyanı’nı (NDC 3.0) sundu. Bu belge, madencilik sektörünü iklim direncinde bir zayıflık değil, kilit bir ortak olarak konumlandırıyor. Ülke, iklimle uyumlu madenciliğe geçişin 23,2 milyon ABD doları yatırım gerektireceğini tahmin ediyor. Öncelikli eylemler arasında düşük karbonlu operasyonlara geçiş, dizel makinelerin yerine yenilenebilir enerji kullanımı, ormansızlaşma ve arazi tahribatının azaltılması, su yönetiminin iyileştirilmesi ve iklime dayanıklı altyapıların inşası yer alıyor. Rehabilitasyon çalışmaları, terk edilmiş çukurların doldurulmasını ve yerli ağaç türleriyle bitki örtüsünün yeniden kazandırılmasını kapsayacak; böylece yağmur suyu emilimi artırılacak, erozyon azaltılacak ve biyoçeşitlilik desteklenecek. Ayrıca, zorunlu sel-etki değerlendirmeleri, aşırı hava olaylarında rehabilite edilen sahaların kirletici maddelerden arınmış kalmasını sağlayacak.

NDC 3.0, 2030’a kadar madencilik faaliyetlerinin yüzde 90’ının —su verimli işleme ve kuru yığın (dry-stack) atık depolama dahil— iklimle uyumlu uygulamaları benimsemesini hedefliyor. Rwamagana Bölgesi, saha restorasyonu için öncelikli alanlar arasında bulunuyor. 2–5 Aralık tarihleri arasında “Daha Akıllı ve Yeşil Bir Gelecek için Mineraller” temasıyla düzenlenen Madencilik Haftası sırasında, Save Environment Initiative CEO’su Concorde Kubwimana, MMB Mining Company ile ortaklaşa 3.650 fidan dikildiğini açıkladı. Dikilen türler arasında Okaliptüs, Grevillea, Umuhumuro, Umusave ve Iminyinya yer aldı.

“Madencilik, Ruanda’nın kalkınmasında hayati bir rol oynamaya devam ediyor; ancak sürdürülemez uygulamalar, toprak erozyonundan su kirliliğine ve biyoçeşitlilik kaybına kadar ciddi çevresel tahribata yol açtı,” diyen Kubwimana, bozulan sulak alanların ve dengesiz peyzajların giderek topluluklar ve ekosistemler için tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Rwamagana’daki Muhazi Sahası I’nde yapılan ağaçlandırma, “Benim Ağacım, Benim Mirasım” ulusal teması altında gerçekleştirildi. Bölgedeki bir ormancılık görevlisi olan Jeanne Mukandayisenga, ortakların madencilikten etkilenen alanların restorasyonuna destek verdiğini söyledi. Başbakan Justin Nsengiyumva, uluslararası standartlarla uyumlu, sorumlu bir madencilik sektörü ve topluluklara somut faydalar sağlama yönündeki hükümet taahhüdünü yineledi.

Ruanda Madenler, Petrol ve Gaz Kurumu (RMB) CEO’su Alice Uwase ise hedefin, çevresel sürdürülebilirliği destekleyen, sorumlu yatırımı çeken ve yeşil teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunan bir sektör oluşturmak olduğunu ekledi.