Ruanda ekonomisi 2025 yılının üçüncü çeyreğinde güçlü bir büyüme kaydetti. Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), bir önceki yılın aynı dönemindeki 4.659 milyar Rwf seviyesinden 5.525 milyar Rwf’ye yükselerek yıllık bazda %11,8 artış gösterdi.
Bu çift haneli büyüme, Ulusal İstatistik Enstitüsü (NISR) ile Maliye ve Ekonomik Planlama Bakanlığı tarafından 16 Aralık’ta yayımlanan verilere göre, ikinci çeyrekteki %7,8 ve birinci çeyrekteki %6,5’lik büyümeyi takip etti. GSYH’ye katkı açısından, hizmetler sektörü %57, sanayi %22, tarım %15 ve net dolaysız vergiler %6 pay aldı.
Sanayi sektörü içinde madencilik ve taş ocakçılığı %14, inşaat %20 ve imalat %14 oranında büyüdü. İmalattaki büyüme; başta çimento olmak üzere metal dışı ürünlerde %44, metal ürünlerde %28, boya ve sabun gibi kimyasal ürünlerde %25 ve gıda işleme sektöründe %12’lik artışlarla desteklendi.
NISR Genel Müdürü Ivan Murenzi, sanayideki büyümenin inşaat faaliyetleriyle yakından bağlantılı olduğunu belirterek, “İnşaat faaliyetleri ülkede genişlemeye devam ediyor ve çimento ile diğer yapı malzemeleri gibi sektörlerle bağlantılı. Bu durum, sanayinin genel gelişimini desteklediği için ülke ekonomisi açısından olumlu,” dedi. Ayrıca, “Çimento üretimi arttıkça, inşaatla ilişkili imalat sektörlerindeki büyüme de artmaya devam edecek,” ifadelerini kullandı.
Tarım sektörü %10 büyüdü. Bu büyüme, kahve üretimindeki %32 artış ve çay hasadındaki %100’lük büyüme dahil olmak üzere ihracat ürünlerinde %35’lik artış ile desteklendi. Gıda ürünleri üretimi ise 2024’ün aynı çeyreğindeki %10’luk düşüşün ardından %4 oranında toparlandı.
Hizmetler sektöründe; toptan ve perakende ticaret %20, ulaştırma hizmetleri %9, bilgi ve iletişim %17 ve finansal hizmetler %10 büyüme kaydetti. Buna karşılık, otel ve restoranlar %3, sağlık hizmetleri %16 gerilerken; kamu yönetimi %7 ve eğitim hizmetleri %5 artış gösterdi.
Maliye ve Ekonomik Planlama Bakanı Yusuf Murangwa, bildirilen üretim artışının önceki performansla karşılaştırmalı olarak değerlendirildiğini vurguladı. Negatif bir büyüme oranının sektörün genel olarak daraldığı anlamına gelmediğini, sadece üretimin önceki dönemin büyüme seviyesini aşamadığını ifade etti. Sıfır büyüme oranının ise üretimde düşüşü değil, durağanlığı yansıttığını sözlerine ekledi.
