Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü

...

ECLAC Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu Raporunu Güncelledi

ECLAC’ın (Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu) yeni projeksiyonlarına göre,  Panama’nın hizmetler sektöründeki dinamizm, özel tüketim ve bölgesel lojistik ve finansal platform olma rolü sayesinde dayanıklılık gösterdiğini belirtmektedir. Bununla birlikte, istihdam artışındaki yavaşlama ve tüketimde ivme kaybının önümüzdeki yıllarda büyümeyi sınırlayacağı uyarısında bulunmaktadır.

“Panama’da, yatırımların daraldığı bir ortamda dahi lojistik ve finansal hizmetler büyüme için temel bir destek unsuru olmaya devam etmiştir,” ifadesine yer verilerek, 2025 yılı gayrisafi yurt içi hasıla performansına dikkat çekilmiştir.

Projeksiyonlarda aşağı yönlü revizyon yapılmasına rağmen, Panama’nın 2025’te %2,4 ve 2026’da %2,3 olarak öngörülen Latin Amerika ve Karayipler bölge ortalamasının üzerinde büyüme kaydetmesi beklenmektedir.

Alt bölgesel düzeyde ECLAC, Orta Amerika’nın 2025’te %2,6 ve 2026’da %3,0 oranlarında büyümesini öngörmektedir. Bununla birlikte, ABD ekonomisine bağımlılık, dış ticaret, döviz havaleleri ve iklim değişikliğine maruziyet gibi kırılganlıkların devam ettiği belirtilmektedir. Panama, Guatemala ve Dominik Cumhuriyeti ile birlikte alt bölgenin en büyük ve en dayanıklı ekonomileri arasında yer almaktadır.

Kuruluş, ABD dış talebindeki zayıflamanın bölgeyi etkilemeye devam edeceğini; küresel ticaretteki yavaşlama ve uluslararası finansal belirsizliklerin ise 2026 yılında büyümeyi sınırlayabileceğini vurgulamaktadır.

Panama ve bölge genelindeki aşağı yönlü ayarlamanın temel nedenlerinden biri, son yıllarda bölgesel GSYH büyümesinin yarıdan fazlasını oluşturan özel tüketimdeki dinamizmin azalmasıdır. ECLAC, özel tüketimin büyümeye katkısının 2025 ve 2026 yıllarında azalacağını; buna paralel olarak istihdam artış hızının 2024’te %2,0 iken 2026’da %1,3’e gerileyeceğini öngörmektedir.

İşgücü piyasaları toparlanmaya devam etmekle birlikte, bu toparlanmanın daha yavaş bir tempoda gerçekleştiği; bunun da hanehalkı gelirlerini ve dolayısıyla iç tüketimi doğrudan etkilediği belirtilmektedir.