Kamerun, Dünya Bankası'nın en son borç sürdürülebilirlik analizine göre, Sahra Altı Afrika ülkeleri arasında yüksek borç sıkıntısı riski taşıyan ülkelerden biri. Borç sıkıntısı, bir ülkenin mali yükümlülüklerini karşılamakta zorlanması veya tamamen yerine getirememesi anlamına geliyor; bu da borç geri ödemelerinin veya faiz ödemelerinin yapılamaması, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlerde ağır kesintiler, yatırımcı güveninin kaybı, borçlanma maliyetlerinin artması ve potansiyel temerrüt (default) riski ile sonuçlanabiliyor. Böyle durumlarda genellikle borç yeniden yapılandırması gerekiyor.
Kamerun'un dış borcu şu anda 14.000 milyar FCFA'nın (25.5 Milyar Dolar) üzerinde seyrediyor. Yaoundé, bütçe açıklarını kapatmak ve altyapı projelerini finanse etmek için borçlanmaya devam ederken, artan borç servis maliyetleri yoksullukla mücadele, işsizlik ve zayıf sosyal hizmetler için ayrılması gereken mali alanı daraltıyor.
Afrika'nın büyük bölümünde olduğu gibi Kamerun'un borcunun çoğu dış kaynaklı; bu da kamu maliyesini döviz kuru şoklarına ve küresel faiz oranlarındaki yükselişlere karşı son derece kırılgan hale getiriyor. Sonuç olarak kamu gelirlerinin büyük kısmı borç ödemelerine gidiyor; sağlık, eğitim veya istihdam yaratma gibi alanlara daha az kaynak kalıyor.
Durum, ekonominin yeterince çeşitlenmemiş olması nedeniyle daha da kötüleşiyor: Ülke emtia fiyatlarındaki dalgalanmalara ve büyüme yavaşlamasına karşı savunmasız kalıyor. Biya yönetiminin en iyi istihdam yaratma stratejisi hâlâ kamu personel alımı başlatmak. Bu yaklaşım 1980'lerde işe yarayabilmiş olabilir, ancak 2020'lerde artık açıkça işe yaramıyor.
