Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü

...

Ruanda’nın 3T (Kalay, Tantal ve Tungsten) ihracatı %46,2 oranında arttı

Ruanda’nın 3T mineralleri olan kalay (kassiterit), tungsten (volframit) ve tantal (koltan) ihracatı, Ocak–Aralık 2025 döneminde %46,2 oranında arttı. Maliye ve Ekonomik Planlama Bakanlığı’na göre bu artış, ülkenin ticaret açığının %8,4 oranında azalmasına katkı sağladı.

Maliye Bakanı Yusuf Murangwa, geçen hafta parlamentoda revize edilen ulusal bütçeyi sunarken, açığın 2024’ün aynı dönemine kıyasla 3 milyar dolardan (yaklaşık 4,3 trilyon Rwf) 2,7 milyar dolara (yaklaşık 3,9 trilyon Rwf) gerilediğini belirtti. Sektör temsilcileri güçlü performansı; artan uluslararası fiyatlar, yükselen yatırımlar ve zanaatkâr (artizanal) madencilikten daha modern yöntemlere geçişin kademeli olarak hızlanmasına bağlıyor.

Fiyatlar yatırımı tetikliyor

Maden ticareti şirketi NEMEP Trading Ltd’in Genel Müdürü İbrahim Kalisa, fiyat artışlarının sektörün ekonomik yapısını dönüştürdüğünü söyledi. “Geçen yılın başında bir kilogram kalay yaklaşık 35.000 Rwf’den işlem görüyordu. Bugün ise yaklaşık 56.000 Rwf seviyesinde,” dedi. Kalisa, 2009’da sektöre girdiğinde Londra Metal Borsası’ndaki fiyatların yaklaşık 16.000 Rwf civarında olduğunu hatırlattı.

Tantal fiyatlarının da güçlendiğini belirten Kalisa, birim fiyatın yaklaşık 2,2 dolardan 2,7 dolara yükseldiğini ve 3 dolara çıkma potansiyeli bulunduğunu söyledi. Metrik ton birimi üzerinden ölçülen tungsten fiyatlarının ise önceki yıllarda 350 doların altındayken yaklaşık 1.000 dolar seviyesine yükseldiğini ifade etti.

“Bu kazançlar, tüccarların ve madencilik kooperatiflerinin daha fazla yatırım yapmasını sağlıyor,” diyen Kalisa, artık avans ödeme yapabildiklerini, daha iyi teknoloji kullanabildiklerini ve daha önce oksijen kısıtları nedeniyle zor olan yeraltı çalışmalarını da içerecek şekilde daha uzun saatler faaliyet gösterebildiklerini kaydetti.

Kalisa, ihracatının iki kattan fazla arttığını belirterek, “Eskiden her bir 3T mineralinden yaklaşık 15 ton ihraç ediyordum. Bugün ise mineral başına 30 ila 50 ton gönderiyorum. Ağırlıklı olarak Çin’e, özellikle koltan ve volfram odaklı sevkiyat yapıyorum,” dedi.

Modern madenciliğe geçiş

Fiyatlardaki yükseliş, artizanal madencilikten yarı endüstriyel ve endüstriyel üretime geçişi hızlandırdı.

Kamonyi Bölgesi merkezli SRMC Mining Company’nin Genel Müdürü Jean-Baptiste Mbarushimana, mekanizasyonun verimlilikte önemli bir artış sağladığını ifade etti.

“Artık üç ekskavatör ve iki Howo kamyon kullanıyoruz,” diyen Mbarushimana, geçmişte kumun çıkarılması ve işleme alanına taşınmasında neredeyse tamamen manuel iş gücüne dayandıklarını söyledi.

Mbarushimana, uluslararası fiyatların yükselmeye devam ettiğini belirterek, geçen yıl Ağustos ayından bu yana kassiterit fiyatlarının kilogram başına yaklaşık 26.000 Rwf’den 40.000 Rwf’ye çıktığını, tantal fiyatlarının da benzer bir yükseliş trendi izlediğini ifade etti.

Elverişli hava koşullarının da üretime katkı sağladığını belirten Mbarushimana, “Son aylarda yoğun yağış yaşanmadı, bu da operasyonların büyük kesintiler olmadan sürmesine olanak tanıdı,” dedi.

Operasyonel iyileştirmeler sayesinde kayıpların da azaldığını belirten Mbarushimana, “Artık rezervleri düzgün şekilde depoluyor ve daha sonra işliyoruz. Önceden olduğu gibi malzemeyi çöpe atmıyoruz,” dedi.

Ruanda Madencilik Birliği Başkanı Innocent Kagenga ise sektördeki yapısal dönüşümün yatırımcı güvenini pekiştirdiğini söyledi.

“Kriko (jackhammer) gibi modern ekipmanlar geleneksel kazmaların yerini aldı. Böylece madenciler eskiden haftalar süren işi artık saatler içinde yapabiliyor,” diyen Kagenga, eğitim programları sayesinde daha fazla nitelikli mühendis yetiştiğini ve özellikle elektrik ile yol altyapısındaki iyileşmelerin işletme maliyetlerini düşürdüğünü ifade etti.

Fiyatların belirleyici rol oynadığını vurgulayan Kagenga, “Kassiterit fiyatları geçen yıla göre neredeyse iki katına çıktı, volfram fiyatları ise neredeyse üç kat arttı,” dedi.

Kagenga ayrıca, Ruanda’nın güvenlik ve sorumlu madencilik konusundaki itibarı sayesinde yatırımcıların ilgisini koruduğunu belirtti. Ülkenin mineral izlenebilirlik sisteminin, ihracatın yasal ve sorumlu kaynaklardan geldiği konusunda uluslararası alıcılara güven verdiğini söyledi.

“Bu izlenebilirlik sistemi, Malezya ve ABD’deki izabe tesisleri ve yatırımcıla