Dünya Bankası, ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının (GSYH) bu yıl %3,9 oranında büyümesinin beklendiğini, bu oranın Ocak ayında öngörülen %4,1 seviyesinin altında kaldığını belirtmiş ve bölge genelinde büyümenin yavaşlayacağı uyarısında bulunmuştur.
Ülkede mal ve hizmet üretiminin bir sonucu olarak ortaya çıkan ve istihdam ile mevcut kaynaklar üzerinden nüfusun günlük yaşamına yansıyan Panama ekonomisinin, artan akaryakıt fiyatları gibi dışsal faktörlerden etkilendiği, bu durumun yılın başına kıyasla daha temkinli bir görünüm oluşturduğu ifade edilmiştir.
Dünya Bankası, söz konusu değerlendirme kapsamında Panama’ya ilişkin büyüme tahminini aşağı yönlü revize etmiştir. Çok taraflı kuruluş, Ocak ayında %4,1 olarak açıkladığı büyüme beklentisini bu yıl için %3,9’a düşürmüş, 2027 yılı için ise %4,1 büyüme öngörüsünü korumuştur.
Dünya Bankası Latin Amerika ve Karayipler Baş Ekonomisti William Maloney, Panama’nın borç yönetimi ve borç dinamikleri ile enflasyonun sürdürülebilirliği konusundaki endişelerin devam ettiğini dile getirmiştir.
Şubat ayı sonu itibarıyla Panama’nın kamu borcu 60 milyar ABD dolarını aşmış, bu durum mali disiplin üzerinde baskı oluşturmuştur. Söz konusu borç yükünün ekonomi üzerindeki etkisi ve bütçe açığının azaltılması için gelir artırma gerekliliği öne çıkmıştır.
Maloney, Panama’nın özellikle Kanal ile bağlantılı lojistik konumu sayesinde uluslararası çatışma ortamında ekonomik fırsatlardan yararlanabilen ülkelerden biri olduğunu kabul etmiş; ancak enflasyon ve borç yönetimi üzerindeki olası etkiler konusunda temkinli olunması gerektiğini vurgulamıştır.
Orta Doğu’daki krizin Panama Kanalı’ndan geçişleri artırabileceğine işaret eden Maloney, küresel belirsizlikler nedeniyle kısa ve uzun vadeli etkilerin öngörülmesinin güç olduğunu belirtmiştir.
Dünya Bankası ayrıca, küresel belirsizlik ve zayıf yatırım ortamı nedeniyle Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde büyümenin bu yıl olağan seviyelerin altında kalacağı uyarısında bulunmuştur. Bölge ekonomisinin 2026 yılında %2,1 oranında büyümesi beklenmiş, bu oran Ocak ayında %2,4 olarak tahmin edilmiştir. 2027 yılı için ise büyümenin %2,4 seviyesine ulaşacağı öngörülmüştür.
Kuruluş tarafından yapılan açıklamada, “Zayıf görünüm; yüksek borçlanma maliyetleri, zayıf dış talep ve jeopolitik belirsizlik kaynaklı enflasyonist baskıların özel yatırımlar ve istihdam yaratımını sınırladığı zorlu bir makroekonomik ortamı yansıtmaktadır” ifadelerine yer verilmiştir.
Bu çerçevede, mal ve hizmet fiyatlarında artışın sürmesinin beklendiği, bunun da hanehalkının satın alma gücü üzerinde baskı oluşturacağı ve yeni istihdam yaratımını yavaşlatacağı değerlendirilmiştir.
Öte yandan, tüketici harcamalarının büyümeyi sınırlı da olsa desteklemeye devam ettiği belirtilmiştir.
Dünya Bankası, işletmelerin zorlu dış koşullar nedeniyle temkinli davranmaya devam etmesi sonucu yatırımların zayıf seyrettiğini; küresel faiz oranlarının yüksek kalmasının beklendiğini, gelişmiş ekonomiler ile Çin’de büyümenin yavaşlayacağını ve ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklerin süreceğini vurgulamıştır.
Buna ek olarak, Orta Doğu’daki çatışmalar başta olmak üzere jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını artırarak görünümü daha da olumsuz etkilediği ve para politikasında gevşeme sürecini geciktirebilecek enflasyonist riskler yarattığı ifade edilmiştir.
Söz konusu gelişmelerin, halihazırda sınırlı mali alanla hareket eden hükümetler üzerinde ilave baskı oluşturduğu kaydedilmiştir.
Maloney ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri tarafından uygulanan gümrük tarifelerinin son bir yılda ülkeler arasında farklı etkiler yarattığını; Meksika gibi ekonomilerin daha fazla etkilendiğini, bölgenin geri kalanında ise etkinin daha sınırlı kaldığını belirtmiştir.
