Dünya Bankası’nın “Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Görünümü” raporuna göre Peru ekonomisinin 2026 yılında %2,7 oranında büyümesi beklenmektedir. Bu oran, Latin Amerika ve Karayipler (LAC) ortalaması olan %2,1’in üzerinde olup Peru’nun bölgedeki büyük ekonomiler arasında görece daha güçlü bir performans sergilediğini göstermektedir. Söz konusu durum, Brezilya, Meksika, Şili ve Kolombiya gibi ülkelerle karşılaştırıldığında Peru’nun makroekonomik istikrar ve mali disiplin açısından avantajlı bir konumda bulunduğunu ortaya koymaktadır.
Raporda, sabit sermaye oluşumunun yalnızca emtia fiyatlarına dayalı bir yapıdan çıkarılması gerektiği vurgulanmaktadır. Kalkınmanın temel itici gücünün çeşitlenme ve operasyonel verimlilik odaklı kamu ve özel yatırımlar olması gerektiği ifade edilmektedir. Dünya Bankası raporu, sermaye harcamalarının yalnızca geleneksel sektörlerde kapasite artışına yönelmemesi gerektiğini, aynı zamanda üretimin verimliliğini artıran yeni teknolojilerin benimsenmesi ve yaygınlaştırılmasına da odaklanması gerektiğini belirtmektedir.
Bu bağlamda, gelir artışı tek başına yeterli görülmemekte; insan sermayesi ve altyapı yatırımlarının kalkınmanın temel bileşenleri olduğu vurgulanmaktadır. Dijitalleşme, sanitasyon ve eğitim sektörlerine yönelik yatırımların bireysel rekabet gücünü artıracağı ve ekonominin daha yüksek katma değerli alanlara geçişine imkân tanıyacağı ifade edilmektedir. Bununla birlikte, son yıllarda gözlenen yoksulluk azalmasının önemli bir kısmının döngüsel nitelikte olduğu, bu nedenle kalıcı iyileşme için yapısal reformlara ihtiyaç bulunduğu belirtilmektedir.
Özel sektör açısından Peru, kritik mineral rezervleri ve temiz enerji potansiyeli sayesinde uluslararası alanda cazip bir konuma sahiptir. Ancak bu potansiyelin büyük ölçekli yatırımlara dönüşebilmesi için hukuki ortamın güçlendirilmesi ve öngörülebilirliğin artırılması gerekmektedir.
