Ruanda’nın kahve sektörü 2025 yılında tarihi bir performansa imza attı; ihracat gelirleri ilk kez yaklaşık 150 milyon dolara ulaştı. Ulusal Tarımsal İhracat Geliştirme Kurulu’na (NAEB) göre bu büyüme, artan ihracat hacimleri, küresel kahve fiyatlarındaki yükseliş ve üretim ile pazar genişlemesine yönelik sürdürülen yatırımlar sayesinde gerçekleşti.
Resmî veriler, Ruanda’nın 2025’te 23.860 ton yeşil (kavrulmamış) kahve ihraç ederek 148,6 milyon doların üzerinde (216 milyar Rwf’ten fazla) gelir elde ettiğini gösteriyor. Bu rakam, 2024’te 17.142 ton ve 89,8 milyon dolar seviyesindeydi. Böylece ihracat gelirleri yıllık bazda %65, ihracat hacmi ise %39 arttı.
Bu güçlü performans, uluslararası piyasadaki daha sağlam fiyatlarla da desteklendi. Ortalama ihracat fiyatı 2025’te kilogram başına 6,2 dolara çıkarak 2024’teki 5,2 dolardan %19 artış gösterdi. Genel tablo içinde Avrupa ve Kuzey Amerika’daki geleneksel pazarlar Ruanda’nın başlıca kahve alıcıları olmaya devam ederken, özellikle Çin başta olmak üzere yükselen pazarlar da istikrarlı büyüme kaydetti. NAEB Genel Müdürü Claude Bizimana, The New Times’a yaptığı açıklamada bunun, “Ruanda kahvesine yeni tüketim pazarlarında artan talebi” yansıttığını söyledi.
NAEB’in en büyük 10 varış ülkesi verilerine göre, Belçika 2025’te Ruanda’nın en büyük kahve alıcısı oldu. Ülke, 4.737 tonun üzerinde kahve ithal ederek 32,29 milyon dolar ödeme yaptı; bu da Belçika’nın Avrupa’nın önemli kahve ticaret merkezlerinden biri olma rolünü ortaya koyuyor.
Amerika Birleşik Devletleri ikinci sırada yer aldı ve 2.581 tonun üzerinde kahve için 19,12 milyon dolar ödedi; bu durum Kuzey Amerika’da Ruanda özel nitelikli (specialty) kahvesine olan talebin sürdüğünü gösterdi. Diğer önemli Avrupalı alıcılar arasında Rusya (1.958 ton, 10,83 milyon dolar), İsveç (1.776 ton, 10,72 milyon dolar) ve Hollanda (1.719 ton, 10,45 milyon dolar) yer aldı.
İtalya, 1.287 ton karşılığında 8,38 milyon dolar, Birleşik Krallık ise 960 ton için 7,33 milyon dolar değerinde kahve ithal etti.
Asya kıtasında yükselen bir pazar olan Çin, 869 ton kahve ithal ederek 5,97 milyon dolar ödedi; bu da Ruanda’nın geleneksel ihracat tabanı dışındaki pazarlarda artan kahve tüketimini yansıtıyor.
Avrupa’ya geri dönüldüğünde, İsviçre 860 ton kahve alarak 4,88 milyon dolar ödedi. Bölgesel olarak ise Güney Sudan, 1.299 ton gibi görece yüksek bir hacim ithal etmesine rağmen yalnızca 2,14 milyon dolar gelir sağladı; bu durum pazarlar arasındaki ihracat geliri farklarını net biçimde ortaya koydu.
NAEB verileri, bazı ülkelerin daha düşük hacimlerle daha yüksek gelir elde ettiğini, buna karşılık daha fazla miktar alan ülkelerin daha düşük gelir üretebildiğini gösteriyor. Bu fark, büyük ölçüde kahve kalitesi, pazar konumlandırması ve tüketici tercihlerine bağlı fiyat farklılıklarından kaynaklanıyor.
Bizimana, ihracat gelirlerinin yalnızca hacimle belirlenmediğini, fiyat farklılıklarının gelirleri şekillendirmede kritik rol oynadığını vurguladı.“Ortalama fiyat kilogram başına yaklaşık 6,5 dolar; minimum 5,5 dolar, maksimum ise 7,6 dolar,” diyen Bizimana, Güney Sudan’ın bir istisna olduğunu, çünkü ülkenin çoğunlukla çok düşük kalite kahve ithal ettiğini ve ortalama fiyatın kilogram başına yaklaşık 1,7 dolar olduğunu belirtti.
Genel olarak, Ruanda’nın 2025 performansı, NAEB’e göre, ülkenin Ulusal Dönüşüm Stratejisi’nin ikinci aşaması (NST2) kapsamında 2029’a kadar 32.000 ton kahve ihraç etme ve 192 milyon dolar gelir elde etme hedeflerine doğru ilerlediğini gösteriyor.
