Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü

...

İhracatçı Firmalarımızın Karşılaştığı Sıkıntılar Hakkında

Bilindiği üzere Türkiye ve Küba arasında son yıllarda ticaret hacminde ciddi artışlar gözlemlenmektedir. Firmalarımız tarafından 2023 yılında 61.953.000 ABD Doları, 2024 yılında 123.114.000 ABD Doları, 2025 yılında 160.440.000 ABD Doları ve 2026 yılının ilk iki aylık döneminde ise 17.370.000 ABD Doları tutarında ihracat gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte Türkiye ve Küba arasındaki bir kısım ihracatın üçüncü ülkeler üzerinden gerçekleştiği ve TUİK’in yayınladığı ihracat rakamlarına bunun yansımadığı da bilinmektedir. İyimser tahminlere göre yıllık ihracat kadar bir tutarın üçüncü ülkeler üzerinden Küba’ya gönderildiği belirtilmektedir. Şöyle ki; 2023 yılı sonu itibariyle TUİK verilerine göre ihracat miktarı 61.953.000 ABD Doları iken Küba Ticaret Odası tarafından yapılan sunumda 2023 yılı sonu itibariyle ülkemiz ihracat miktarının 115.000.000 ABD Doları olduğu belirtilmiştir. İhracat miktarında ortaya çıkan bu farkın, ABD yaptırımlarından çekinen firmalarımız tarafından üçüncü ülkelere gönderilip (özellikle Panama, İspanya, Venezuela vb. ülkeler), akabinde Küba’ya satılan Türk menşeli mallardan kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Yapılan ihracatın önemli bir kısmı gıda ürünlerinden oluşmaktadır. Birçok gıda firmamız Küba’ya özellikle un, yağ, makarna gibi ürünleri göndermektedir.

Küba'da ithalat yetkisi neredeyse tamamen devlet tekelindedir. Yaklaşık 40-50 devlet şirketi, Küba Cumhuriyeti Dış Ticaret ve Yatırım Bakanlığı (MINCEX) lisansı ile doğrudan ithalat yapabilirken, özel sektör ve yabancı şirketler (Mariel Özel Gelişim Bölgesi dışında) bu şirketler aracılığıyla ithalat gerçekleştirmek zorundadır. 2021 sonrası Küçük ve Orta Ölçekli Özel Şirketler (MIPYME) reformu ile özel sektörün dolaylı ithalat rolü artmış olsa da, bu şirketlerin kendi başlarına ithalat lisansı alması hâlâ mümkün değildir. Bu yapı, Küba'nın merkezi planlama ekonomisi özelliğini korumakta ve dış ticareti devlet kontrolünde tutmaktadır. Küba'da özel firmaların devlet şirketleri üzerinden ithalat yapma süreci, teknik olarak aracılık ama fiilen devlet kontrolü mekanizmasıdır.

Öte yandan bazı gıda ihracatçısı firmalarımızın Küba’da faaliyet gösteren ithalatçı özel ve devlet firmaları ile ödeme sorunları yaşadığı Müşavirliğimize iletilmektedir. Muhtelif firmalarımızın Küba’ya gönderdikleri ürünler karşılığında kalan bakiye ödemelerini almadıkları, ilgili malların kontrolünü Küba hükümetinin millileştirme kararı alması gerekçesiyle kaybettikleri ve söz konusu sorunun çözümüne ilişkin herhangi bir muhatap da bulmadıkları hususları Müşavirliğimize bildirilmektedir.

Müşavirliğimize başvuran bir firmamız tarafından Küba’ya ihraç edilen 50 konteyner ürünün Mariel Limanına ulaştıktan sonra alıcı tarafından finansal sıkıntılar yaşadığı gerekçesiyle bekletildiği, bekleme süresinin yaklaşık 40 günü geçmesi üzerine firmamızın ürünü başka bir alıcıya satmak istediği, ancak ithalat lisansı olan devlet firmasının asıl ithalatçı özel firma ile bir sözleşmesi olduğu gerekçesiyle başka bir alıcıya malın satılmasını reddettiği, satış işleminin yapılabilmesi için asıl ithalatçı özel firmanın buna onay vermesi gerektiği, ancak ilgili firmanın onay vermeye yanaşmayarak ihracatçı firmamızı oyaladığı, 50 konteyner ürünün limanda yaklaşık 60 gün beklemesini müteakip, Küba gümrüğü ve liman otoritesi tarafından konteynerlerin boşaltıldığı ve ilgili mallara el konulmak suretiyle yasal terk prosedürünün başlatıldığı, bu durumda ise malın yasal olarak tasarruf yetkisi olan gerçek veya tüzel kişinin, bunlardan Küba Devleti lehine feragat ettiği sonucunun doğduğu, akabinde malların Küba devleti lehine millileştirildiği belirtilmektedir.

Müşavirliğimizce konu hakkında Küba gümrük otoritesi ve akabinde ithalatçı devlet firmasından bilgi talep edilmiş, ancak somut bir cevap alınamamıştır. Bunun üzerine konu hakkında Havana Büyükelçiliği tarafından Dış Ticaret ve Yatırımlar Bakanlığından bilgi talep edilmiş, Büyükelçiliğimize ulaşan cevapta özetle; bahsedilen vaka ile ilgili Küba devlet şirketinin yerleşik düzenlemelere uygun olarak ve mümkün olan en büyük şeffaflıkla hareket ettiği, mevcut durumun ithalatçı özel firmanın sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerini ihlal etmesinden kaynaklandığı, Türk şirketinin ithalatçı özel firma. ile yaptığı sözleşme kapsamında konuyu takip etmesi gerektiği hususlarına yer verilmiştir. Hali hazırda bahsi geçen ihracatçımıza ne bir ödeme yapılmış ne de ilgili malların akıbeti hakkında hiçbir Küba otoritesi tarafından tatmin edici bir bilgi verilmiştir.

Müşavirliğimize çeşitli kaynaklardan ulaşan şifai bilgilere göre; birçok şahıs veya firmanın benzer yöntemler kullanarak sipariş edilen malın %10 nuna tekabül eden bir tutarı ilk önce peşin ödeyip, malı Küba’ya çektikleri, malı limanda bilinçli olarak bekletmek suretiyle ihracatçılarımızı ödemeyi en kısa zamanda yapacakları yönünde oyaladıkları, akabinde 30-90 günlük süreler içinde mallara ciddi miktarlarda indirim yapılmadığı takdirde Küba devletinin yasal terk sürecini uygulayacağı yönünde tehdit ettikleri, bir kısım firmamızın malın değerinde ciddi iskontolar yapmak zorunda kaldıkları, yukarıda yer alan örnekte olduğu gibi diğer bir kısmının ise mallarına devlet tarafında el konulduğu anlaşılmaktadır.

Müşavirliğimiz tarafından söz konusu sorunun çözümü amacıyla Kübalı ithalatçı devlet firmaları, Küba Cumhuriyeti Dış Ticaret ve Yatırım Bakanlığı ve Küba Cumhuriyeti Gümrük otoriterleri nezdinde yapılan tüm girişimler sonuçsuz kalmaktadır.

Bu itibarla, Küba ile ticari ilişkileri bulunan ihracatçı firmalarımızın ülke riskleri nedeniyle dikkatli olmaları gerektiği, Küba’lı otoritelerin tüm girişimlere rağmen sorunların çözümüne ilişkin herhangi bir adım atmadığı, ödeme garantisi, akreditif veya üçüncü taraf teminatı dışında ülkeye herhangi bir malın gönderilmesinin büyük riskler taşıdığı hususlarının duyurulmasında fayda görülmektedir.