Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü

...

Kolon Serbest Ticaret Bölgesinin Operasyonlarında Artış Beklentisi

Colón Serbest Bölgesi (CFZ) tarafından yayımlanan ticari faaliyet raporuna göre, Serbest Bölge'nin 2025 yılı toplam ticaret hacminin 27,886 milyar ABD doları olarak gerçekleştiği bildirilmektedir.

Sektör temsilcileri tarafından, Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gelişmeler ile ABD'nin Panama menşeli ürünlere uyguladığı gümrük vergisi muafiyetinin, Colón Serbest Bölgesi'nin bölgesel rekabet gücünü artırabilecek önemli gelişmeler arasında değerlendirildiği ifade edilmektedir. Bu kapsamda, Panama'dan ihraç edilen ürünlerin diğer birçok ülkenin aksine ilave gümrük vergilerine tabi tutulmamasının, Serbest Bölge'nin büyümesine katkı sağlayacak önemli bir rekabet avantajı oluşturduğu belirtilmektedir.

Colón Serbest Bölgesi Ticaret Odası üyesi Dovi Eisenman tarafından, söz konusu gelişmelerin lojistik merkez açısından önemli fırsatlar sunduğu ve bölgenin ticari gelirlerinin artmasına katkı sağlayacağının değerlendirildiği ifade edilmektedir. Ayrıca, uluslararası şirketlere ürünlerini Panama menşeli olarak üretme ve %0 gümrük vergisi avantajından yararlanma imkânı sunulduğu; bu durumun, daha yüksek gümrük vergilerine tabi ülkelerde faaliyet gösteren şirketlerin yatırımlarını Panama'ya, özellikle de Colón Serbest Bölgesi'ne yönlendirebileceği belirtilmektedir.

Küresel gelişmeler sonucunda bölgeye yönelmesi beklenen yeni yatırımların, Enrique A. Jiménez Havalimanı yakınında geliştirilmekte olan ve 280 hektardan fazla alanı kapsayan "New Field" genişleme projesiyle eş zamanlı olarak hayata geçirilmesinin öngörüldüğü ifade edilmektedir. Söz konusu projenin temel amacının Colón Serbest Bölgesi'nin operasyonel kapasitesinin güçlendirilmesi olduğu belirtilmektedir.

Öte yandan, Colón Serbest Bölgesi yönetimi tarafından, son Lojistik Kabinesi toplantısında, yeni genişleme alanına yakınlığı dikkate alınarak Enrique A. Jiménez Havalimanı'nın işletmesinin devralınmasına yönelik ilginin yürütme organına iletildiği, ancak söz konusu önerinin henüz değerlendirme aşamasında bulunduğu bildirilmektedir. Özel sektör temsilcileri tarafından, havalimanının Serbest Bölge yönetimi tarafından işletilmesinin Colón eyaletinde istihdamın artırılmasına katkı sağlayacağı, ayrıca kargo hava yolu şirketleri ile lojistik yatırımlarının bölgeye çekilmesini kolaylaştıracağı değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan, Colón Serbest Bölgesi'nin önerisinden önce, Tocumen S.A. tarafından işletilen üç havalimanının işletme imtiyazının uluslararası ihale yoluyla devredilmesine yönelik bir model üzerinde çalışıldığı bildirilmektedir. Bu kapsamda, ilk aşamada Coclé eyaletindeki Scarlett Martínez Havalimanı ile Chiriquí eyaletindeki Enrique Malek Havalimanının imtiyaz sürecine dahil edilmesinin planlandığı ifade edilmektedir.

Sivil Havacılık Otoritesi (AAC) tarafından, havalimanlarının imtiyaz modeliyle işletilmesinin uluslararası görünürlüklerini artıracağı değerlendirilmekte olup, yürütme organı tarafından incelenen ihale modeline olumlu yaklaşıldığı belirtilmektedir.

Cumhurbaşkanı José Raúl Mulino tarafından daha önce yapılan açıklamalarda ise, Bocas del Toro eyaletinde bulunan José Ezequiel Hall Uluslararası Havalimanının da söz konusu imtiyaz sürecine dahil edilmesinin ihtimal dahilinde olduğu ifade edilmektedir. İş dünyası temsilcileri tarafından, anılan havalimanının turizm faaliyetlerini destekleyebilmesi amacıyla kapsamlı yenileme çalışmalarına ihtiyaç duyduğu yönünde değerlendirmelerde bulunulduğu aktarılmaktadır.

Bununla birlikte, havalimanlarının işletme imtiyazına ilişkin süreç kapsamında henüz nihai bir karar alınmadığı; imtiyaz süresi, mali koşullar ve uygulama esaslarına ilişkin değerlendirmelerin devam ettiği bildirilmektedir.

Öte yandan, Colón Serbest Bölgesi'nde gümrük işlemlerinin otomatikleştirilmesini öngören yeni düzenlemelerin 10 Ağustos tarihinde yürürlüğe gireceği açıklanmaktadır.

Colón Serbest Bölgesi'nin başlıca ihracat pazarlarının Venezuela, Küba ve Kolombiya olduğu, bölgeye gerçekleştirilen ithalatın ise yaklaşık %40'ının Çin kaynaklı olduğu bildirilmektedir.