Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü

...

Etiyopya ve Somali Deniz Erişiminde Uzlaşma, "Ankara Deklarasyonu"

Somali ve Etiyopya Arasındaki Tarihi Uzlaşma

“Ankara Deklarasyonu” olarak adlandırılan uzlaşma; tartışmalı Somaliland bölgesi etrafında yoğunlaşan gerginlikleri çözmeye yönelik iş birliği ve karşılıklı fayda sağlamaya yönelik bir zemin hazırlamaktadır.

İki ülke arasındaki ilk önemli çatışma, Somali'nin bağımsızlığından kısa bir süre sonra, 1964'te meydana gelmiştir. Somali'nin etnik bağlara dayanarak 1977'de Etiyopya'nın Ogaden bölgesini işgal etmeye çalışmıştır (30 Milyon kadar Somalili olduğu belirtilmektedir). Etiyopya, Ogaden'i 1978'de geri almasına rağmen, her iki ülkenin de birbirlerinin topraklarındaki isyancı hareketleri desteklemesiyle gerginlikler devam etmiştir.

Somali Devlet Başkanı Siad Barre'nin otoriter rejiminin 1991'de düşmesi, Somali'yi iç savaşa ve kaosa sürüklemiş ve Etiyopya'nın müdahalesi için bir fırsat yaratmıştır. Zira, Etiyopya Somaliye iç müdahalesini ulusal güvenlik meselesi olarak haklı çıkarmaya çaılşmıştır.

2006'da, Güney Somali'nin çoğunu kontrol eden El Şebab (İslam Mahkemeleri Birliği-ICU)'ni devirmek için askeri müdahalade bulunmuştur. ABD tarafından da desteklenen bu müdahale, çeşitli Somali gruplarından güçlü bir muhalefetle karşılaşmıştır. Bunun en önemli sonucu, çatışmaları daha da karmaşık hale getiren ve uluslararası aktörleri çeken El Şebab'ın yükselişiydi. Bu gelişme, belirli periyodlarla değişik adlarla Afrika Birliği Somali Misyonu (AMISOM, ATMIS, şimdi AUSSOM) gibi adlandırılan askeri misyon faaliyetlerine yol açmıştır. Etiyopya, hem bağımsız olarak hem de ATMIS’in bir parçası olarak El Şebab'a karşı çok sayıda operasyon gerçekleştirmiştir.

Uzun süren çatışmaların çok yönlü yıkıcı etkileri olmuştur, milyonlarca insanı yerinden etmiş ve birçoğunu acil yardıma muhtaç bırakmıştır….

 

Türkiye'nin İki Ülke arasında arabuluculuk çabası, uluslararası stratejilerde giderek daha belirginleşen Afrika'da istikrar ve kalkınmayı teşvik etme konusundaki Türkiye’nin geniş stratejik hedefleriyle uyumluluk arz etmektedir.

İki ülke arasında son zamanlarda artış gösteren çatışmaların temelinde, Etiyopya'nın Somaliland ile 1 Ocak 2024'te vardığı anlaşma gereği Kızıldeniz limanı Berbera'yı kullanmak için bir anlaşma imzalamasıdır. Doğal olarak Somali bunu egemenliğine yönelik bir tehdit olarak algılamıştır.

Etiyopya, Eritre'nin 1991'deki bağımsızlığından bu yana denize açılım noktalarını kaybetmiştir ve deniz ticaretini yürütürken önemli lojistik zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Denize erişim için komşu Cibuti'ye bağımlılık, Etiyopya'ya ekonomik kısıtlamalar getirmiş ve Ülkeyi alternatif rota arayışına teşvik etmiştir. Kızıldeniz kıyısındaki stratejik konumuyla Somaliland, Etiyopya için cazip bir çözüm sunmuştur.

Ancak Somali için, sorun ekonomik olmaktan öte bir tehdit içermektedir. Somaliland'ın yaptığı anlaşmalarla uluslararası alanda tanınması, bağımsızlık iddialarını meşrulaştırmak ve potansiyel olarak Somali'nin, Puntland, Jubaland gibi diğer bölgeler için bir emsal niteliği taşıyacak ve bölgeyi istikrarsızlaştırma tehlikesiyle karşı karşıya bırakacaktı.

 

“Ankara Deklarasyonu”nun ana hükümleri arasında şunlar sayılabilir:

Teknik Görüşmeler: Somali ve Etiyopya teknik görüşmeleri Şubat 2025'te başlatacaktır. Dört ay içinde sonuçlanması beklenen bu görüşmeler, iş birliği için bir çerçeve anlaşmayı belirleyecektir.

Ülke Egemenliğine Saygı: Her iki ülke de Somali'nin toprak bütünlüğüne olan bağlılıklarını teyit ederek, Mogadişu'nun temel endişelerinden en önemli olanını giderecekti.

Ekonomik İş Birliği: Anlaşma, Etiyopya'nın meşru deniz erişimi ihtiyacını giderirken, karşılıklı olarak fayda sağlayacakları bir zemin oluşturacaktır.

Türkiye'nin Somali-Etiyopya anlaşmazlığındaki arabuluculuğu, Afrika genelinde etkisini genişletmek için daha geniş bir strateji ve perspektif sunmaktadır. Türkiye'nin bir çok Afrika ülkesi için tercih edilen bir partner olarak profilini yükseltecektir. İki ülke farklılıklarını çözerek, bölgedeki diğer ülkeler için bir model sunarak barışçıl çözüm için bir emsal oluşturacaktır.

Anlaşma, Somali ve Etiyopya arasında ekonomik entegrasyonu hızlandırabilecektir. Özellikle altyapı ve ticarette iş birliği projeleri, büyüme ve kalkınma için yeni fırsatlar sunacaktır; Etiyopya'nın Somali limanlarına erişimi bölgesel ticaret ağlarını geliştirirken, Somali Etiyopya yatırımlarından ve uzmanlığından yararlanabilecektir.