Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü

...

Yunan Denizcilik Sektörü Büyüyor, Şirketlerin Sayısı Azalıyor

Uluslararası finansal krizle 2009'da başlayan Yunan denizcilik şirketlerinin sayısındaki azalma eğilimi, Yunan sermayeli filosunun hem kapasite hem de gemi sayısı olarak sürekli büyümesine rağmen devam etmektedir. 2009 sonrası ilk dönemde kapanan çok sayıda denizcilik şirketi, o dönemdeki yük piyasasının çöküşüyle bağlantılı olsa da, son dönemdeki azalışlar daha çok birleşme ve devralmalar yoluyla piyasa konsolidasyonu eğilimlerine bağlanıyor. Denizcilik verilerini izleme ve analiz etme konusunda uzmanlaşmış bir şirket olan Petrofin Research tarafından yapılan bir araştırmada yayımlanan veriler, 2009'da sektörde 773 şirket varken bu sayının 2024'te 588'e gerilediğini ortaya koymaktadır. Bu durum, 2009'dan bu yana ayda ortalama bir şirketin kapanması anlamına gelmektedir.

Gerçekte piyasadan çıkan şirket sayısının daha da yüksek olabileceği değerlendirilmektedir. Nitekim diğer çok büyük Yunan denizcilik şirketleri son yıllarda, genellikle bir sektörde uzmanlaşmış daha küçük yan kuruluşlar oluşturmuştur.

Diğer yandan, AB'nin giderek daha karmaşık hale gelen yasal düzenlemelerinden sıyrılarak yurtdışına -özellikle körfez ülkelerine- göçen Yunan şirketlerinin de olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte, Yunan denizcilik şirketlerinin sayısındaki azalmanın -özellikle de filoların tonaj olarak büyümeye devam ettiği bir dönemde- esas nedeninin sektördeki konsolidasyon eğilimi olduğu anlaşılmaktadır.

Yunan denizcilik filosu 2024 sonunda dedveyt ton bazında yıllık bazda %2,9 artarak toplamda 488,6 milyon dedveyt tona ulaşmıştır. Filoların gemi sayısında da belli artışlar yaşanmıştır. Ancak, Yunan şirketlerinin sayısı 2023'te 592, 2022'de 599 ve 2021'de 607 iken 2024'te 588'e düşmüştür.

Araştırmaya göre "bir veya iki gemili şirketlerde kapanmalar sürmekte" olup bunun ana nedenleri "az sayıda geminin ölçek ekonomisindeki dezavantajları ve daha fazla personele sahip daha büyük şirketler gerektiren sıkılaşan düzenlemeler nedeniyle uzun vadede sürdürülemez olarak görülmesi"dir.