Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü

...

Alman Hükümeti 2026 Yılı Ekonomi Raporunu Federal Meclis ve Federal Konseye sunmuştur

Almanya’da Federal Hükümet, 2026 Yılı Ekonomi Raporu ile Almanya ekonomisinin mevcut durumunu, kısa ve orta vadeli beklentileri ve ekonomi politikasının temel önceliklerini Federal Meclis ve Federal Konsey’e sunmuştur. Hükümet, raporda, ekonomik dayanıklılığı ve rekabet gücünü artırmaya yönelik bir dizi reform alanı belirlemiştir. Bunlar özetle:

  1. Bürokrasinin Azaltılması: Raporda, ekonomik dinamizmi sınırlayan aşırı düzenlemelerin geri çekilmesi ve idari süreçlerin sadeleştirilmesi temel öncelikler arasında yer almaktadır.
  2. Altyapı: Almanya’nın uzun vadeli büyüme potansiyelinin güçlendirilmesi açısından mevcut sermaye stokunun yenilenmesi ve altyapı yatırımlarının hızlandırılması kritik bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Ulaştırma, dijitalleşme ve enerji altyapılarında yapılacak yatırımlar aracılığıyla ülkenin yatırım ve üretim merkezi olarak cazibesinin artırılması hedeflenmektedir. Bu çerçevede, hem özel sektör yatırımlarının önünün açılması hem de kamu yatırımlarının daha etkin ve koordineli biçimde yönlendirilmesi öngörülmektedir.
  3. İnovasyon: Girişimler ile yeni ve dönüştürücü teknolojiler için uygun çerçeve koşullarının oluşturulmasına vurgu yapılmaktadır. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, risk sermayesine erişimin kolaylaştırılması ve teknoloji transferinin hızlandırılması yoluyla yenilikçi ekosistemin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
  4. Enerji: Enerji politikalarında temel hedefler, sistem maliyetlerinin düşürülmesi ve güvenilir bir enerji arzının sağlanması olarak tanımlanmaktadır.
  5. İşgücü Arzı: İşgücü arzının artırılması amacıyla, teşvik yapılarının gözden geçirilmesi ve sosyal güvenlik sistemlerinde reform yapılması raporun temel önerileri arasında yer almaktadır.
  6. Dış Ticaret Politikası: Dış ticarette pazar ve tedarik zinciri çeşitlendirmesi temel bir stratejik hedef olarak benimsemektedir. AB iç pazarının güçlendirilmesi, üye ülkeler arasındaki ticari engellerin azaltılması ve üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşmalarının yaygınlaştırılması bu stratejinin temel unsurlarıdır. Rekabet gücünü sınırlayan en önemli unsurlardan biri olan yüksek enerji maliyetlerine yönelik olarak ise özellikle enerji yoğun ve dış ticarete açık sektörlerin maliyet baskısını azaltarak uluslararası rekabet gücünü korumak amaçlanmaktadır. Rapor ayrıca ticaret politikasının artık yalnızca ekonomik verimlilik perspektifiyle değil, aynı zamanda ekonomik güvenlik yaklaşımıyla ele alındığını vurgulamaktadır. Kritik hammaddelerde, stratejik teknolojilerde ve belirli sanayi kollarında aşırı dışa bağımlılığın azaltılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda, tedarik zincirlerinin dayanıklılığının artırılması, Avrupa merkezli üretim kapasitesinin korunması ve kritik altyapıların güvence altına alınması ticari politikanın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.