Houston Business Journal’da 19 Mart 2026 tarihinde çıkan “How Iran conflict could affect U.S. businesses, economic development” başlıklı makalenin özeti:
ABD’deki işletmeler, iki haftayı aşkın süredir devam eden İran’daki çatışmanın etkilerini hissetmeye başlamıştır. En doğrudan etki enerji piyasasında görülmüştür. Küresel petrol fiyatlarının hafta sonunda varil başına 100 doları aşması sonrasında (AAA verilerine göre) ABD’deki ulusal ortalama benzin fiyatı geçen hafta yaklaşık 50 cent yükselmiştir.
Petrol ve gaz şirketleri yüksek petrol fiyatlarından genellikle kâr elde eder; ancak çatışmanın ne kadar süreceğine dair belirsizlik, şirketlerin yüksek fiyatlardan yeni yatırımlarla faydalanmasını engellemektedir. Houston merkezli Haynes and Boone LLP Enerji Uygulama Grubu Başkanı Jeff Nichols, vadeli işlem piyasasında Temmuz ayında petrol fiyatlarının tekrar 70 dolar civarına düşmesini öngördüğünü belirtmiş, yüksek fiyatların uzun süreli olmasını beklemediğini söylemiştir. Buna rağmen, halka açık bazı petrol üreticisi şirketlerin hisse fiyatları artmaktadır. Enverus analisti Drew Depoe, Teksas ve diğer bölgelerdeki petrol ve gaz işletmelerinin fiyat artışları sayesinde bu yıl nakit akışı artışı göreceğini ifade etmiştir. Savunma sanayi müteahhitlerinin hisseleri de yükselmektedir; bu durum, ABD endekslerinin genel düşüşüyle kıyaslandığında dikkat çekici bir performans olarak öne çıkmaktadır.
Diğer taraftan, havayolu ve nakliye şirketleri yakıt maliyetlerindeki artış nedeniyle ek maliyetlerle karşı karşıya kalmaktadır. University of Texas at Arlington’da finans ve gayrimenkul uzmanı olarak görev yapan bir akademisyen, savaş kaynaklı enflasyonun ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimi konusundaki kararlarını etkileyebileceğini ve bunun gayrimenkul sektörünü yavaşlatabileceğini belirtmiştir. Bright MLS Baş Ekonomisti Lisa Sturtevant, uzun süren bir çatışmanın konut piyasası üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekmiştir.
Los Angeles Liman Genel Müdürü Gene Seroka, taşıyıcılar, perakendeciler ve lojistik sağlayıcılardan gelen geri bildirimlere göre planlama ufuklarının kısaldığını ve şirketlerin, politika ve jeopolitik gelişmelerde daha fazla netlik olana kadar uzun vadeli taahhütlerde bulunmakta isteksiz olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle kargo hacimlerinin daralabileceği ihtimaline karşı hazırlık yaptıklarını söylemiştir.
Yabancı yatırımlar açısından da belirsizlik söz konusudur. Triangle Business Journal’dan Lauren Ohnesorge’in aktardığına göre, jeopolitik çatışmalar uluslararası yatırım kararlarını etkileyebilmektedir. Kuzey Karolina Eyaleti Ticaret Bakanlığı eski Genel Hukuk Danışmanı Dave Efird, belirsizliğin küresel tedarik zincirleri, sermaye piyasaları veya uluslararası ticaret üzerinde etkili olduğunda uluslararası yatırımlarda tereddüt oluşturabileceğini ifade etmiştir. Wadley Donovan Gushaw Consulting’ten Dennis Donovan ise kısa vadede bazı yabancı doğrudan yatırımlarda “geçici bekleme” olabileceğini, ancak bunun şu anda büyük bir engel oluşturmadığını ifade etmiştir. Donovan ayrıca, çatışmanın şirketlerin tedarik zincirlerini kısaltma stratejilerini pekiştirerek daha fazla üretimin yurda geri getirilmesine (reshoring) yol açabileceğini söylemiştir.
