Hırvatistan, uzun süredir ertelenen stratejik demiryolu entegrasyon projelerinden birini yeniden gündeme alarak Istria bölgesinin ulusal ve Avrupa demiryolu ağıyla bağlantısını güçlendirmeye yönelik kritik bir adım attı. Hırvat Demiryolu Altyapı Şirketi (HŽ Infrastruktura), Ćićarija dağlık masifini geçerek Istria yarımadasını ülkenin geri kalanına bağlayacak yeni bir demiryolu tüneli için fizibilite ve ön tasarım çalışmalarını başlatacak konsorsiyumla sözleşme imzaladı.
Yaklaşık 2,08 milyon avro değerindeki sözleşme kapsamında, Istria demiryolu tüneli projesi için 30 aylık bir planlama süreci yürütülecek. Projeyi Rijekaprojekt ile DB Engineering & Consulting ortaklığı üstlenirken, çalışma kapsamında hat güzergâhının belirlenmesi, lokasyon izni süreçleri, çevresel etki analizleri ve maliyet-fayda değerlendirmeleri hazırlanacak.
Söz konusu tünel fikri 1990’lardan bu yana farklı dönemlerde gündeme gelmesine rağmen somut aşamaya taşınamamıştı. 1993 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Franjo Tuđman tarafından sembolik olarak başlatılan hazırlık çalışmalarına rağmen proje yıllarca rafa kaldırılmış, 2008’de yeniden canlandırılmasına rağmen ilerleme kaydedilememişti. Bugün gelinen noktada ise proje, ülkenin ulaşım planlama belgelerine entegre edilmiş ve bölgesel kalkınma stratejisinin parçası haline getirilmiş durumda.
Planlanan demiryolu koridoru, Ćićarija dağ silsilesi üzerinden geçerek Istria’yı Rijeka ve Slovenya sınırı üzerinden Avrupa ana demiryolu ağına bağlamayı hedefliyor. Hat; M203 Rijeka–Šapjane sınır hattı ve R101 Buzet–Pula bölgesel hattı ile entegre edilerek hem yolcu hem yük taşımacılığında Istria’nın mevcut lojistik izolasyonunu azaltmayı amaçlıyor. Ayrıca proje, Trst/Koper–Rijeka–Zagreb/Split–Dubrovnik ekseninde planlanan yüksek kapasiteli demiryolu koridorunun bir uzantısı olarak konumlandırılıyor.
Mevcut durumda Istria ile Rijeka arasındaki yolcu taşımacılığı otobüs aktarmasıyla sağlanırken, yük taşımacılığı büyük ölçüde Slovenya üzerinden dolaylı güzergâhlara bağımlı durumda. Yeni tünelin bu yapısal darboğazı ortadan kaldırarak bölgesel lojistik maliyetleri düşürmesi ve transit akışı hızlandırması bekleniyor.
Bununla birlikte proje teknik açıdan yüksek çevresel hassasiyet içeriyor. Güzergâhın önemli bir bölümü Učka Tabiat Parkı içinden geçiyor ve bu alan Avrupa ekolojik ağı kapsamında korunuyor. Bu nedenle planlama sürecinde ayrıntılı jeolojik araştırmalar, yeraltı boşluklarının (mağara ve obrukların) tespiti ve gerektiğinde güzergâh revizyonu zorunlu olacak. Çevresel etki değerlendirmeleri, projenin en kritik onay aşamalarından biri olarak öne çıkıyor.
Genel çerçevede Hırvatistan, bu projeyle yalnızca bir altyapı yatırımını değil, aynı zamanda Istria’nın ülke içi ve Avrupa demiryolu sistemine entegrasyonunu hedefleyen uzun vadeli bir jeoekonomik yeniden konumlanma sürecini yeniden başlatmış görünüyor.
