Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü

...

IEEPA Vergi İadeleri Hakkında Mahkeme Süreci

ABD Anayasa Mahkemesi’nin 20 Şubat 2026 tarihli kararı ile Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’na (IEEPA) dayanılarak uygulanmakta olan gümrük vergilerinin hukuka aykırı olduğuna hükmedilmesinin ardından, söz konusu kararın uygulanmasına ilişkin yargı süreci devam etmektedir. Bu çerçevede, davaya konu dosya temyiz aşamasında ABD Federal Temyiz Mahkemesi (CAFC) tarafından ele alınmış; yönetimin kararın uygulanmasının ertelenmesine yönelik talebi reddedilmiş ve daha önce verilmiş olan yürütmeyi durdurma kararı kaldırılarak kararın derhal yürürlüğe girmesine hükmedilmiştir. Bu doğrultuda CAFC, kararın uygulanmasına yönelik yetki ve işlemlerin ilgili yargı mercii olan ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’ne (CIT) intikal ettirilmesine karar vermiştir.

Söz konusu gelişmeleri müteakip CIT tarafından 4 Mart 2026 tarihinde verilen Karar ile (Atmus Filtration, Inc. v. United States), IEEPA kapsamında tahsil edilmiş gümrük vergilerine ilişkin iade sürecinin idari düzeyde başlatılmasına yönelik önemli bir adım atılmıştır. CIT kararında, ABD Gümrük ve Sınır Koruma İdaresi’ne (CBP), IEEPA vergilerine tabi olan ve henüz “liquidation” işlemi tamamlanmamış (unliquidated) ithalat girişlerinin IEEPA vergileri dikkate alınmaksızın tasfiye edilmesi; daha önce tasfiye edilmiş olmakla birlikte tasfiye işlemi kesinleşmemiş (liquidated but not final) girişlerin ise yine IEEPA vergileri uygulanmamış sayılarak yeniden tasfiye edilmesi (reliquidation) yönünde talimat vermiştir. Mahkeme ayrıca, söz konusu kararın yalnızca dava açan ithalatçılar bakımından değil, IEEPA vergilerine tabi olan tüm kayıtlı ithalatçılar (IOR) bakımından uygulanmasının hukuki ve idari açıdan gerekli olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur.

Bununla birlikte, söz konusu CIT kararının nihai bir karar olmadığı ve ABD Hükümeti’nin karara karşı Federal Temyiz Mahkemesi nezdinde temyiz yoluna başvurma imkanının yüksek olduğu değerlendirilmekte; bu nedenle, iade sürecinin kapsamı, yöntemi ve nihai sonuçlarının yargı sürecinin ilerleyen aşamalarında değişiklik gösterebileceği hususu hukuk çevrelerince dile getirilmektedir. Özellikle mahkeme kararlarının temyiz aşamasında daraltılması veya belirli ithalat işlemleri bakımından kapsamının yeniden değerlendirilmesi ihtimal dahilindedir.

IEEPA kapsamında tahsil edilen vergilerin iadesi bakımından temel hukuki muhatap, ABD gümrük mevzuatı çerçevesinde ithalat işlemini gerçekleştiren ve gümrük beyannamesinde IOR olarak kayıtlı bulunan taraftır. Bu çerçevede, ABD’ye yapılan ihracatta, ithalatın ABD’deki iştirakler aracılığıyla gerçekleştirilmesi halinde, söz konusu iadelerin doğrudan bu tarafa yapılması söz konusu olabilecektir. Bu nedenle, ABD’ye ihracat işlemlerinde, ithalatın hangi tarafça gerçekleştirildiğinin ve gümrük beyannamelerinde kimin IOR olarak yer aldığının belirlenmesi önem arz etmektedir.

ABD gümrük uygulamalarında bir ithalat işleminin nihai hukuki statüsü bakımından unliquidated entry, liquidated entry ve final liquidation kavramları önem taşımaktadır. Genel uygulamada bir ithalat girişinin gümrük tarafından tasfiye edilmesi genellikle giriş tarihinden itibaren 314 gün içinde gerçekleşmekte olup, bu işlem sonrasında ithalatçıların söz konusu tasfiyeye karşı 180 gün içerisinde “protest” başvurusunda bulunma imkanı bulunmaktadır.

Mevcut yargı kararları çerçevesinde, henüz tasfiye edilmemiş (unliquidated) girişler ile tasfiye edilmiş olmakla birlikte tasfiye işlemi kesinleşmemiş (liquidated but not final) girişler bakımından IEEPA vergilerinin iadesinin idari süreçler çerçevesinde otomatik olarak gerçekleştirilmesi karara bağlanmıştır. Bununla birlikte, bazı hukuk firmaları tarafından, tasfiye edilmiş ancak 180 günlük protest süresi henüz dolmamış girişler için CBP nezdinde protest başvurusu yapılmasının ileride doğabilecek hak kayıplarının önlenmesi bakımından faydalı olabileceği ifade edilmektedir. Tasfiye işlemi kesinleşmiş (final liquidation) girişler bakımından ise iade mekanizmasının nasıl işleyeceğine ilişkin hukuki durum henüz netleşmemiş olup, bu kapsamdaki işlemler için CIT nezdinde dava açılması seçeneğinin değerlendirilebileceği yönünde görüşler dile getirilmektedir.

Diğer taraftan, iade işlemlerinin doğrudan IOR konumundaki ithalatçılara yapılması söz konusu olsa da, ihracatçı firmalarımız tarafından ABD’deki alıcılar ile yaptıkları sözleşmelerde gümrük vergilerinin kimin tarafından üstlenileceğine veya olası iade durumlarının nasıl paylaşılacağına ilişkin hükümler bulunup bulunmadığının gözden geçirilmesi faydalı olabilecektir. Benzer şekilde, sözleşmelerde iade durumuna ilişkin açık hükümler bulunmasına rağmen, IOR tarafından iade sürecinin işletilmemesi halinde taraflar arasında hukuki ihtilafların gündeme gelebileceği de hukuk çevrelerinde tartışılan hususlar arasında yer almaktadır.

Tüm bu hususlar çerçevesinde, ABD pazarında faaliyet gösteren IOR konumundaki firmalarımızın ilgili ithalat işlemlerini ve gümrük kayıtlarını gözden geçirmeleri ve özellikle IEEPA kapsamında tahsil edilmiş vergilere ilişkin girişlerin statüsünün (unliquidated, liquidated, final liquidation) takip edilmesi, tasfiye tarihinden itibaren 180 gün içerisinde yapılabilecek protest başvuruları bakımından sürelerin kaçırılmaması ve gerektiğinde ABD’de faaliyet gösteren gümrük müşavirleri/hukuk danışmanları ile birlikte sürecin değerlendirilmesi faydalı olabilecektir.